ABD ve İsrail, kimle savaşacaksa bundan sonra iki kez düşünmeli.
Günlerdir süren savaşın galibi ve mağlubu henüz belli değil. Her iki taraf zafer ilan etmiş olsa da, ABD’nin ciddi prestij kaybı yaşadığına bütün dünya şahitlik etti.
ABD’nin koruması altında olan ülkeler, Birleşik Devletler’in kâğıttan kaplan olduğunu görünce şimdi kendilerine yeni sahip arıyor. ABD’nin artık dünyanın tek hâkimi olamayacağı ve yenilebileceği kanısı bütün ülkelere yerleşti.
Bu sebeple ABD’nin eteğini tutan uydu devletler uzaklaşmaya başlayacaklar. Asya kaplanı dediğimiz ülkeler kalkınmalarını ABD’ye borçlu olduklarını biliyorlar; ancak İran-ABD-İsrail savaşında, ABD’nin kendilerine kalkan olamayacağını gördüler. Şimdi yeni seçenekler aramaya başladılar.
Bu arada arabulucu olan Türkiye süreci iyi götürürken, hiçbir taraf Türkiye’yi düşman edinmeyi göze alamıyor.
Devletlerin de namusu olur diye bilirdik. Lakin ABD ve İsrail’in dansöz gibi günde on kez kıvırmasını tüm dünya görünce birçok devlet uzaklaşmaya başladı.
Bakınız; İran İsrail’i vurduysa bu İran’ın cesaretinden değil, Rusya ve Çin’in desteğini alarak vurmuştur. İran’a İsrail’i vurduran Çin ve Rusya’dır.
Bu savaşta gördük ki çocuklarımızı Siyonizm’e karşı ve emperyalizme karşı çok iyi hazırlamamız gerekir. Bizler “İsrail’e ölüm” demekten asla korkmamalıyız.
Türk korkmaz. Evlatlarımızı korkak yetiştirmemeliyiz.
Önlenemez bir savaşın içinde gibiyiz. Ben bu savaşın bu şekilde sınırlı kalmayacağını düşünüyorum. Bu savaş ABD’nin değil, bunu herkes biliyor.
Trump’un eşi Meloni’nin Epstein ile ilgili açıklamalarının içi şifreli mesajlarla dolu. Öyle anlaşılıyor ki, ateşkes ilan edildi diye Trump’ın eşi, Epstein üzerinden tehdit edilerek savaşın devam ettirilmesi isteniyor.
Şantajla İran savaşını sürdüren ABD, NATO’dan çıkması için İsrail tarafından tehdit edilirken, Epstein dosyaları ile ABD tüm dünyaya rezil oldu.
Bakınız; katil Siyonist İsrail geçtiğimiz gün Türkiye’de, Afgan kökenli kendi teröristleri ile İstanbul’da boş olan kendi konsolosluğuna saldırdı. Bunu Türkiye’yi suçlu göstermek için yaptı ama suçüstü yakalandı.
Özetle, her koldan saldırı altında olan ülkemize “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” sözleriyle korku salmaya çalışsalar da, bunun mümkün olmadığını İsrail ve ABD çok iyi anlamaya başladı.
Ezcümle; “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” sözlerine atıfta bulunarak söylüyorum: Bir kıvılcım Türkiye’ye düşerse, İslam coğrafyası asla boş durmaz. Bölgede İsrail varlığı devam ederse, coğrafya hep tehlikede olacaktır. Bu coğrafyada sahipsiz kalmayalım diyorsak, çok acil “Kudüs Birliği” kurup Siyonist İsrail’i haritadan silmemiz gerekir.
Selam, dua ve bayrak ile kalın.




Yazının genelinde vurgulanan birlik, dikkat ve bilinçli duruş çağrısına katılmakla birlikte, bu sürecin sadece öfke ve tepkiyle değil; akıl, diplomasi ve stratejik güçle yönetilmesi gerektiğini de unutmamak gerekir. Güçlü bir Türkiye, sadece askeri anlamda değil; ekonomik, bilimsel ve kültürel alanlarda da kendini geliştiren, gençlerini donanımlı yetiştiren bir Türkiye ile mümkündür. Bu nedenle çocuklarımızı sadece karşıtlık üzerine değil, adalet, feraset ve dirayet üzerine yetiştirmek; ülkemizi uzun vadede daha sağlam ve etkili bir konuma taşıyacaktır. ülkemizde şu anda bir liyakat sorunuda göz ardı etmemek gerekir....