CHP’ye yapılan operasyon aslında Türk devletine yapılan operasyondur. Şu an tam bir kıyım yaşanıyor.
Bu operasyon CHP’nin kendi içinde bir iç çatışma gibi görünse de, bu bir dış istihbarat müdahalesidir. CHP’nin Türkiye ekseninde kalıp kalmayacağı konusunda açık bir savaş yürütülmektedir.
Bana göre CHP’de bu kavgayı yönetenler dışarıdan yönlendiriliyor.
Ekrem İmamoğlu ile başlayan bu kaos, partiye yönelik bir ele geçirme operasyonudur. İsrail ve FETÖ projesi olan bu süreç, CHP’yi kendi ekseninden çıkarıp ülkeyi karıştırmaya yönelik hazırlanmıştır.
İmamoğlu gibi Rum kökenli, kolay yönetilebilen yeni nesil vesayetçi biri ortaya çıkarılmış; Özgür Özel gibi saf bir emanetçi de CHP’nin başına geçirilmiştir.
CHP Genel Merkezi’nin önünde iki tarafın kavgası hiç yakışmadı dersek yeridir.
Şaka gibi düşündük bir an.
“Türkiye’yi ekseninden çıkarma çabaları bu olsa gerek.” diye düşündük.
Sonra Kılıçdaroğlu’ndan bizleri şaşırtan, itiraf niteliğinde açıklamalar geldi. Kılıçdaroğlu, CHP içindeki FETÖ ve uluslararası istihbarat örgütlerinin ihanetinden bahsederken, aslında bunun sadece partiye değil, ülkeye yapılan çok uluslu bir ihanet olduğunu vurguladı.
Kılıçdaroğlu, “Yürüyüşümüze sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, millet dedikçe kapalı kapılar ardından dış mihraklardan icazet ve yardım dilenen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.” derken;
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz sonrası, “Sırtımızdaki hançeri fark edemedik.” dediğinde CHP, “Kontrollü darbe” diyerek adeta dalga geçmişti.
Neyse...
CHP kanadında gelişmeler anbean değişirken, CHP’li Gürsel Erol çıkmış bir TV programına, “AK Partili vekilleri kimse takmıyor, halk beni daha çok seviyor.” demiş.
Birincisi yalan.
İkincisi çok komik.
Elazığ’da sokağın nabzını tutan herkes bilir: AK Parti Elazığ’da bir şeyler üretirken, Gürsel Erol ise sadece konuşur.
“Halk beni seviyor.” diyebilmek için önce aynaya bakmak lazım.
Partin dağılmış, genel başkanın çıkmış, “FETÖ’cüleri fark edemediğim için özür diliyorum.” diyor. Senin evin yanarken komşunun bahçesine laf atmak ancak kibir olur, Gürsel Erol.
Bak Sayın Erol...
Kılıçdaroğlu yıllarca koynunda beslediği hatayı itiraf etti. Sen ise AK Partili vekillere sürekli çamur atıyorsun. Sıkışınca Atatürk ve Diyap Ağa diyerek günü kurtarmaya çalışıyorsun.
Sen kendi genel başkanının sözünü dinle: Önce kendi partindeki FETÖ’cüleri fark edememe meselesini çöz.
Elazığlı vekillere laf atmadan önce Elazığlıya hesap ver.
Saadet Partisi milletvekili adayı Abdullah Akın olmasaydı vekil bile seçilemezdin.
“Beni halk seviyor.” demek kolay. Sandık gelince sevilip sevilmediğin ortaya çıkar.
O güne kadar bari sus.
SHP’nin il başkanı iken Elazığ’a hangi hizmetin oldu? CHP’li vekil iken ne hizmetin oldu? Hele iki tanesini söyle de alkış tutalım.
Sayın Erol...
Elazığlı seçmenin kafası çok karışık, lütfen yardımcı ol...
Danışmanın Doğancan sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’na yönelik desteğini sürdürürken, sen ise ortada salata.
Vallahi partideki iç çatışmanın sona ermesi için iki tarafa da gittin. İnşallah bu işi çözer, bu kaosu sona erdirir ve bütün bonusları sen alırsın.
Çünkü sen bir hatipsin.
Ezcümle; iştah kabartıcı sözleriyle AK Partili vekillere vurdukça alkış almaya çalışan Gürsel Erol’a ilişkin seçmen şöyle diyor:
“Ceketinin sol yakasına AK Parti rozetini takarsa hiç şaşırmam. Gürsel Erol, AK Partili vekilleri yeterli bulmuyor. Kendine alan açmaya çalışıyor.”
Doğru mu, bilmem?
Biz seçmenin duygularını aktardık.
Selam, dua ve bayrak ile kalın.




Sn. Gürsel EROL'un, Elazığ'dan vekil seçilmesi, Gürsel EROL'un başarısı değil, Elazığlı seçmenin "Milliyetçi-Muhafazakâr" çizgiden uzaklaşmasıyla ilgilidir! Tuncelililer, Elazığ Otobüs Terminali'ne bilet almaya geldiklerinde eğer Tunceli firması yoksa Elazığ firmalarından bilet almıyorlar, yolculuklarını erteleyip Tunceliler firmasına bilet buldukları gün yolculuk yapıyorlar. Adamlar bir birlerini tutuyorlar. Biz Elazığlılar ne yapıyoruz? Tuncelili birini Elazığ'dan milletvekili yapıyoruz. Biz, Elazığlılar akıllanmayız! Gürsel Erol, bizim saflara gaz verip duruyor!