ŞEHİR AKORDU BOZUK KEMAN GİBİ ÇIĞLIK ATIYOR
Bu şehrin en büyük sorunu ne biliyor musunuz?
Hasbi insanların dirseklenmesi, hesabîlerin ise el üstünde tutulması.
Memleket düşmanları ile menfaatçi yalakaların hemen her kademede itibar görmesi.
Dava adamlığı, gönül adamlığı; vatan, millet, şehir diye kimsenin bir derdinin kalmaması.
Menfaat her şeyin önünde.
Artık kimse parasından çok bir başkasını sevmiyor.
Herkes her konuda uzman; uzaktan gazel okuyor.
Hikâyeyi itten dinleyen, kurdu düşman bellemiş.
Şehirde bir konunun uzmanı kalmamış; her konuda uzman yetişmiş.
Taziyelerde, düğünlerde herkes bilirmiş gibi hiç susmadan konuşup dinleyenleri yanlış yönlendiriyor.
Siyasetçi, bürokrat liyakatle değil, parasıyla makama geliyor.
Defolu siyasetçiler iki güzel kelime ile kendini alkışlatıyor.
Bakınız; çok şey var yazılacak, ancak kalemim utanıyor bazı konuları yazmaya.
Yazık bu şehre, hem de çok yazık.
Siyasetçi ve bürokrat; kendisine zarar vermemesi için bilerek defolu gazetecileri yanında tutması, onlara her türlü maddi yardımı sağlaması hayasızlık değil mi?
Biz ne siyasetin ne de bürokratların kerhanesinde sabır taşı olmadık. Lakin…
Şehir, akordu bozulmuş keman gibi çığlık atıyor ve bir haya adamı arıyor.
Bagajım çok dolu, lakin kalemim utanıyor yazmaya.
Elleri yaralı gazeli Müslüman gibi biz hangi duayı edelim bilmiyorum.
Mizah yapmıyorum.
Şehrin kıblesini çalmaya çalışanlara artık izin verilmemeli.
Bu yazının kimi altını, kimi üstünü okusun.
Belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratların verdiği tavizle, bazı gazeteciler kaleminde bıçakla gezmeyi öğrendi.
Bilerek FETÖ’cü bürokrat atayan, Damat Ferit mezhepli siyasetçiler ise büyük davaları küçük hesaplara kurban etti.
Evet, şehir akordu bozulmuş keman gibi çığlık atıyor.
MHP lideri Sayın Bahçeli’nin güzel bir sözü var:
“Kim ilmiyle övünürse iblise bakmalı, kim makamıyla övünüyorsa firavundan ders almalı.” diyor bilge lider.
Benden bu kadar…
Selam, dua ve bayrak ile kalın.




Kıymetli abim, yine doğruları söylemişsin ama Elazığ'da doğruları söyleyen dokuz köyden kovuluyor. Bu yazdıklarını tüm Elazığ biliyor, görüyor ancak görmezden geliyor. Yine bir şey değişmeyecek ama sen Hazreti İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarafını belli ettin. Gönlüne, kalemine sağlık.
Karakter sahibi kalemini satmayan doğrudan teminci fatura ver aylık almayan gerçek gazetecidir Erol Kara.
Herkesin yediği halt yanına kâr kalıyor bu şehirde. Elazığ'da, İnce İnce Yasemince programındaki ırz düşmanı Şuayip'e benzeyen bir belediye başkanı yakın zamanda evli kadının evinde basıldı yanına kâr kaldı; Belediye'de çöp kamyonu, kiralık araba olayı yanlarına kâr kaldı; Bir kurumun tepe yöneticilesi ve yardımcıları hakkında paralel yapı iddiası kulak arkası edildi... Kurumlarda siyasilerin danışmanları, akrabaları sınavsız işe giriyor; Herkes birbirinin akrabasına ses çıkarmıyor! Sevgilisi işe alınan gazeteciden bahsediliyor! Şehir Dingo'nun Ahırı olmuş! Elazığ öyle bozulmuş ki; Ancak Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN düzeltebilir! Elazığ'daki bozulmanın en büyük nedeni de Elazığ halkının duyarsız olması. Sanki Malatyalılar gelip bu şehri düzeltecek!