İran, koca İslam dünyası içinde yapayalnız.
Başına gelenlerden dolayı Müslümanlar asla üzülmüyor.
Müslümanların İran’a karşı kin ve nefreti; Peygamber’in ashab-ı kiramına karşı duyduğu nefretten ve Suriye’de Müslüman katliamından kaynaklanıyor.
Sen Peygamber’in ashabına kin güdersen, Müslüman kanı akıtırsan; yüce Allah sana nusretini işte böyle göstermez, yerle bir olursun.
Savaş bütün hızıyla devam ederken hiçbir İslam ülkesi İran’a destek vermiyor ve yapayalnız.
Aslında İran rejimi, ehl-i sünnet İslam dünyasını parçalama, yok etme ve korkutma görevini İsrail’den alıyor. Bunun birçok örneğini yaşadık.
Türkiye’nin İran için barış araması hiçbir işe yaramıyor.
İran, Türkiye’yi asla din kardeşi olarak görmüyor.
İran, Türkiye’ye Sünni olduğu için “Bunlar kâfir” diyor. “Sünni kanı helaldir” diyor.
Özetle, bunlar bizimle aynı inançta değiller. Çünkü İran’ın kıblesi 50 yıldır İsrail ile birlikte.
İran, Suriye’de Kasım Süleymani eliyle 1 milyon Müslümanı katletti.
Bakınız; Türkiye İsrail ile savaşa girse, İran kesinlikle İsrail’in yanında olacak. Bunu not alalım.
Biz İran’ı, Karabağ-Ermenistan savaşında Ermenilere verdiği destekle gördük.
İran’ın kuruluşu ve var oluşu, ehl-i sünnet ve Türkiye düşmanlığı üzerinedir.
Şia mezhebini yaymak için on binlerce Müslümanın kanını döküp, binlercesine tecavüz ettiler.
Kasım Süleymani denen katil, Suriye’de binlerce kadını iğfal ettirdi, binlerce yapıyı yerle bir etti.
İran’ın “İslam rejimi” dediği şey; “şirk” rejimidir, “sahabe” düşmanlığı rejimidir, “Kur’an” düşmanlığı rejimidir.
Türkiye’yi ajanlarla dolduran İran, PKK’ya verdiği destekle de hafızalarımızda taze olarak duruyor.
Hatırlayalım; 15 Temmuz’da FETÖ darbe yaparken bayram ettiler. Darbe başarılı olsaydı içeri girip zafer ilan etmeyi düşünüyorlardı. Devrim muhafızları darbe günü kutlamalar yaptı, havai fişeklerle kutlama yaptı.
Şehit ettikleri ehl-i sünnet mensuplarının ahı İran’dan çıktı, çıkacaktır.
Evet; şeytan oyuncu değişikliğine gidiyor.
Yeni dünya düzeninde, şeytanın tasarladığı duygu ve algılarla yönetilen bir düzen olacak. Kadro değişimi, oyuncu değişimi küresel güçleri yönetenlerde olabilir.
Bu savaşta elbette Siyonist İsrail ve katil ABD’nin karşısındayız. Lakin İran’ın yaptıklarını da asla ve asla unutmamak için geniş bir İran özetlemesi yaptım.
ABD’nin korkunç istihbarat yalanları devam ederken, Orta Doğu’daki küresel yapı çöküyor. Bu iş uzun sürerse Körfez’in geleceği yok olacak gibi görünüyor.
Türkiye’nin yapması gereken, İslam coğrafyasını Akdeniz’e taşımaktır. Bu yeni Osmanlıcılık değildir, kimse yanlış anlamasın; ama tez elden bu gerçekleşmelidir.
Ezcümle: İran halkına karşı değiliz, lakin rejime karşıyız. Bugün İran akıttığı kanda boğulurken bir yanımız üzgün. İran Siyonistlere vurdukça biz “ohh” çekerken, Türk devleti analitik düşünerek İran’ın savaşı bize paslamaması için tedbirleri almaya devam ediyor.
Yüce Allah ülkemizi korusun.
Selam, dua ve bayrak ile kalın.



