15 Temmuz sonrası ihanet şebekesinin açık alandaki unsurları olan ibadet ve ticaret yapısı büyük ölçüde çöktü. Bu kaynaklar önemli oranda kurutuldu.
Fetullahçı Terör Örgütü tabanı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan bir yapı olarak karşımıza çıkmıştı. Bu yapının ibadet ve ticareti, "ihanete hizmet" için kullanılıyordu.
Aradan 10 yıl geçti. Binlerce operasyon yapıldı. 10 bin 484 tutuklu, yüzlerce firari var. Binlerce KHK'lı işe geri döndü. Lakin hâlâ canlılar.
Öyleyse toplumsal hafıza sürekli diri tutulmalı. Hatırlarsanız, pişman olan FETÖ'cü hiç olmadı. Sadece mahkemelerde kendilerini kurtarmak için hepsi klişe sözlerle "itirafçı" oldular.
Uluslararası denklemde İsrail ve Almanya desteği hâlâ devam ediyor. Yurt içinde "kahraman" gördüklerimiz ise hain çıktı. Şimdi yeni nesil FETÖ yapılanması devam ediyor.
Bu örgütle iltisaklı yurt dışındaki ve yurt içindeki gerçek ve tüzel kişilere ait mal varlıklarına yönelik yapılan işlemler bunun en somut örneğidir. Mücadele aksamış gibi görünse de yeni Adalet Bakanı ile yeni dosyalar açılmaya başlandı.
FETÖ terör örgütünü, emperyalist kökenli bir casusluk faaliyeti kapsamında ele aldığımızda şu netliği görürüz: Örgütün, mağduriyet dili kurarak KHK'lılara yönelik "çözüm bulma" ve "af" talepleri asla dikkate alınmamalıdır.
"FETÖ'cüler için istenen her türlü hoşgörü siyaseti", bu casusluk ve ihanete bilerek ya da bilmeyerek destek vermek anlamına gelir. Bu tuzağa asla düşülmemelidir.
Bu konuda Bülent Arınç gibi bazı siyasi figürlerin onları koruma anlamında attığı adımları iyi takip etmek gerekir. Duygu sömürüsü ve mağduriyet söylemleriyle infaz düzenlemesi veya af arayışı asla kabul edilmemelidir.
FETÖ'nün örgütlenme kapasitesi zayıflamış gibi görünse de, hücresel ve dış bağlantılı faaliyetin oluşturduğu riskten yola çıkarak hâlâ canlı olduklarını çok iyi bilen yeni Adalet Bakanı'nın varlığı başta İsrail, Almanya, Hollanda ve ABD'yi son derece rahatsız etmektedir.
Son kripto temizlenene kadar bu operasyonlar devam etmelidir. Bu, büyük devlet için bir arınmadır. Çünkü önümüzdeki günlerde yurt dışı uluslararası operasyonlarda FETÖ ve benzeri örgütlerin uzantıları varken operasyon yapmak oldukça zor olabilir.
Ezcümle: FETÖ ve benzeri örgütlerin baskısıyla gündeme gelebilecek "AF" konusu asla ülke gündeminde yer bulmamalıdır. Son 50 yılda bürokrasi ve ordu içinden kimlerin bunlara destek verdiğini ortaya çıkarmadan FETÖ'yü çözmek ve bitirmek mümkün değildir.
Selam, dua ve bayrak ile kalın.




Elazığ ta Basında kamu kurumlarında fetöcüler varsa bitmez