Elazığ’ın İzzetpaşa Mahallesi’nde, Salı Pazarı’nın kurulduğu alanda bulunan Ermeni Protestan Kilisesi’nin yeniden restore edilmesi neden bu kadar gündeme getiriliyor?
Önce bir gerçeği ortaya koyalım: Kilisenin mülkiyeti Elazığlı hemşerimiz Av. Mehmet Süleyman Türker’e ait. Tapu kayıtlarına göre yapı, yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alan üzerinde konumlanıyor. Yani bahsi geçen yer, özel mülk.
Peki Sizin Derdiniz Ne?
Elazığ’da bazı basın yayın organları, buranın restorasyon çalışması yapılması gerektiğini sıkça savunuyor. Sahi, sizin derdiniz ne? Neden restorasyon çalışması yapılsın?
Kiliseye ihtiyaç mı var?
Bu haberlerin birileri tarafından kasıtlı olarak gündeme getirildiğinin farkındayız. Ama biz size o fırsatı vermeyeceğiz.
Kaldı ki bahse konu metruk bina, Diyarbakır’daki Anıtlar Yüksek Kurulu’nun tescilinde ve uhdesinde. Oraya hiç kimse bir çivi bile çakamaz.
Cemaati Olmayan Kilise Kime?
Şimdi siz “restorasyon çalışması yapılsın” derken, Elazığ’da kiliseye ihtiyaç mı var? Yanlışta ittifak yapılmaz, herkes aklını başına alsın.
Cemaati olmayan bir kiliseyi açmanın gayesi ne olabilir?
Neden “onarılsın da müze olsun” demiyorsunuz da, “kilise olarak açılsın” diyorsunuz?
Kendinize gelin, aklınızı başınıza alın.
Siz gazetecilik yaptığınızı mı zannediyorsunuz? Kimin değirmenine bilerek veya bilmeyerek su taşıdığınızın farkında mısınız?
Nisan 2026’da yapılan ayinde kaç kişinin kiliseye geldiğini gördük. Cemaati olmayan bir kilise neden restore edilsin?
Bu haberleri ısıtıp ısıtıp Elazığlının önüne getirenler, Elazığ’da kaç kilise olduğunu biliyorlar mı acaba? Unutmayın, her vakit vaktine esirdir; yavaş döner ama ince öğütür.
Yolu cehenneme kadar varanlar iyi bilsin ki, her türlü öfkeyi sabra dönüştürürüz. Lakin gayesini açık belli edenlere asla kalemimizle müsaade etmeyiz.
Bilmeyenler bilsin: Elazığ’da iki aktif kilise var. Bunlar 15 Nisan ve 15 Ağustos’ta ayin için toplanır, gelenlerin sayısı 10’u geçmez.
Geçtiğimiz ay Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, bir kilisede bulunan ayine nezaketen katıldı. Orada 7 aile bulunuyordu. Cemaati olmayan bir bina onarıp neden kilise haline getirilsin?
Haa, özel mülk ama gerekli izinler alınıp “Şehir Müzesi olsun” derseniz tamam. Ama iki de bir “kilise onarılsın” demekle nereye varmak isteniyor?
Gazete sahibi edalarıyla kimse bu şehre ayar vermeye kalkmasın. Sınırı aşanlara arkadaşlarımızla ne kadar çabuk had bildirdiğimizi bilseniz şaşarsınız.
Gazeteciliğin özgürlüğü vatan sınırına kadardır. Bu haberleri yapanlara öğüdüm o ki:
“Siz siz olun, kimsenin çayına kaşık olmayın. Şeker eriyince işiniz biter.”
Ezcümle : Sayın Vali ve Sayın Belediye Başkanı eminim ki “kilisede restorasyon çalışması yapılsın” haberlerini yayanlara ve fesat kumkumalarına itibar etmez. Çünkü kerhane suratlı misyonerleri ve onların payandalarını çok iyi bilirler.
Selam, dua ve bayrak ile kalın.




Mstafa ortaç
Sayın kara kiliseye kesinlikle ihtiyaç yok sadece işgüzarlık yapmışlar gazeteci diye geçinenler memleketin lehine olanı asla dile getirmezler mesela mücahit yanílmaz tarafından kilisenin bitişigine yapılan ucube oto park hiç bir faydası olmadıgı için atıl durumda çürüyor kendi parasıyla ticaret için bôyle bir oto park yaparmıydı bir şeye yaramadıgı bir getirisi olmadıgı aşikar bunun behemahal kaldırılması yerine mahallemizin çocukları için oyun alanı yapılması talebimizdir.bu talebimizi reis beyede yazdım ama kale almadılar onlara göre caydaçıra ataşehir cumhuriyet mahallarindeki çocuklar var rızaiye gibi atıl durumdaki mahalle çocuklarının oyun parkına ihtiyaçları yok ucube otoparka ihtiyaç var hala kaldırılmıyor bu konuyu cesur kaleminle dile getirmeni bizat ilgili muhatabına iletmeni rica eder selam ve dualarımla
Diline, kalemine, yüreğine sağlık Erol Abi. Avrupada Osmanlı yadigarı yüzlerce camiyi yakıp yıkanları, ve sırf hakaret etmek için bar, içkili lokanta v.s. yapanları görmeyen ama batıya şirin görünmek için binbir takla atan kendini bilmezlere hadlerini bildirmişsin.