İsrail’in bölgede saldırgan tutumu ve Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi bölgede yeni bir güç dengesi oluşturdu.
Bu gelişmeler Türkiye’yi PKK ile ilgili önemli meselelerde acil adım atmaya zorladı.
PKK ile ilgili alınan kararlar ve gelinen sürecin gerçekleşmesinin en önemli nedeni bölgesel dinamikler, yani bir taraftan İsrail’in bölgede yürüttüğü katliamlarla saldırgan siyaseti, diğer taraftan da Suriye’de 61 yıllık Esad rejiminin çökmesi, bölgede yeni bir güç haritası ortaya çıkartırken, İsrail ve İngilizlerin planlarıyla bölgedeki bütün devletler kendilerini yeni duruma göre konumlandırmak zorunda kaldı.
Türkiye bu durumda kendi iç tahkimatını yapabilmesi, gelen dalgaya karşı daha güçlü bir şekilde durabilmesi için öncelikli olarak Kürt meselesinde silah boyutunu devre dışı bırakması gerekiyordu ve PKK’yı silahsızlandırması gerekiyordu.
Gerçekleşen sürecin temel nedeni bu.
Bakınız, PKK 47 Yıldır Bölgede ki gençlere umut aşıladı fakat hiç bir sonuç alamayacağını bildiği için pazarlıkla değil çok katmanlı dönüşümün sonucu silahı bırakmak zorunda kaldı ve kürt sosyolojisi değişmek zorunda kaldı. Bu sürece PKK pazarlıklı bir süreç değildir diyor.
Aslında en önemli gelişme Suriye deki Kürt yapının Şam hükümeti ile entegre olması ile hızlandı ve bu PKK için çok önemliydi.
Ayrıca PKK bir yandan Dünya nın değiştiğini kabul ederken öte taraftan ise, ulusal mücadele nin silahla yürütülemeyeceğini bu mücadele nin artık imkansız hatta zor olacağını bildiği için Apo nun çağrısını kabul etti. Ancak KCK,YPG SDG gibi alt birimlerin lav edilmesi fesih edilmesi gibi bir açıklama yapmadı.
Bakınız ; bence bu süreçte önemli olan Kürt sosyolojisinin değişimi.
Yani Türkiye’de Kürtler artık siyaset içerisinde yol almayı istiyor, o nedenle PKK kendi misyonunu tamamladığını, bundan sonraki mücadelenin siyasi bir fonda devam edeceğini ifade ederek, silah bırakma kararını İngiliz ve İsrail’in dayatmalarına rağmen aldı.
PKK nın silahı bırakması Hükümet için siyasi bir başarı olduğu ve gelecek seçim için bir yatırım olduğu ve bu gelişmelerle DEM ve AK parti arasında yakınlaşma ile Anayasa değişikliği gibi krıtik adımların hükümet açısından hayati önem taşıdığı anlamına gelirken, Anayasa değişikliği gibi kritik adımların da bu atmosferde daha kolay atılabileceği tahminler arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli Dışişleri bakanı Hakan Fidan ve MİT başkanı İbrahim Kalın nın girişimleri ile PKK nın silah bırakma açıklaması önemli bir merhale ancak, asıl zorluk bence entegrasyon sürecinin nasıl ilerleyeceği.
PKK silahı bıraktı kendini fesih etti diye bütün her şeyin bittiğini söylemek mümkün değil. Türkiye gözlerini Suriye den kesinlikle ayırmamalı.
PKK nın silah bırakma süreci sonrası Türkiye gereken atmosferi sağlayacak lakin, PKK mensupları eve nasıl dönecek? bunların toplumsal hayata entegrasyonu nasıl gerçekleşecek? Bu konular çok fazla zaman geçirmeden hayata geçirilmesi gerekir.
Çünkü, bu tür konuları zamana yaydığımızda küresel güçler tıkanın noktalarda devreye girebilir. O nedenle en kısa süre içerisinde bu adımların atılıp sürecin tamama erdirilmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Ezcümle : PKK nın silah bırakması çok sevindirici olsa da, detaylar şehit ve Gazi yakınlarına gerekirse birebir anlatılarak gönül alınması gerekir.
Ancaak… DEM li Milletvekillerinin Korucularla ilgili açıklamalarını bir şımarıklık olarak nitelendirip sesiz kalmak hükümete yakışmaz. Daha şimdiden kendilerini hükümet ortağı gibi görüp kahraman korucularımıza dil uzatmak hatta aşağılamak sinir uçlarımızı harekete geçirir bu da böyle biline.
Selam Dua ve bayrak ile kalın




Yazılarınız için teşekkür ederiz Allahu Teala kaleminizi kuvvetli kılsın
Yazılarınız için çok çok teşekkürler Allahu Teala kaleminizi kuvvetli kılsın