Eylül sonunda Türkiye’ye gelmeyi planlayan Vatikan lideri Papa XIV. Leo, İznik’te Fener Rum Patriğine “Ekümenik” sıfatı vermek istiyor.
1700 konsile ev sahipliği yapan İznik, Hristiyan âlemi için son derece kıymetli.
Fener Rum Patriği Bartholomeos ise 20 Eylül’de ABD’yi ziyaret ederek ekümenik sıfatını almak için Trump’u zorlamanın ve Erdoğan’dan taviz koparmanın peşinde.
İşler öylesine karışık ki, anlatıp yazmak bile güç. Bir yandan Türkiye’nin Suriye’de çok ciddi mücadele vererek Suriye’nin bölünmesini engellemeye çalışması, bir yandan katil İsrail’in Gazze’deki katliamı, bir yandan Suriye’nin kuzeyine operasyon yapılması için hazırlıklar… Derken en ahlaksızı, CHP üzerinden ülkemize Mossad operasyonu çekilmek istenmesi gündemden hiç düşmüyor.
Tabii bu konuların baş aktörü, Siyonist İsrail ve ABD’nin ikiyüzlü, zehirli akrebi Tom Braack.
Tom Braack uzun zamandır Suriye ile ilgili girişimlerde bulunuyor, Suriye’nin bölünmesi için çaba gösteriyor. Şara’nın yerine PKK’lı Mazlum Abdi’yi getirme ve Suriye’nin kuzeyinden koparılacak bir parçayla ikinci bir İsrail oluşturma çabası içinde.
Bakınız; Esed, Kürtlere kimlik bile vermezken Şara, Kürtleri yönetime ortak etti. Buna rağmen ABD ve İsrail, PKK’lıları ve Kürt aşiretlerini Türkiye’ye karşı kışkırtarak orada yeni bir İsrail devleti kurmanın hesaplarını yapıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, “PKK’nın silah bırakması yetmez, Suriye kolunun da silah bırakması gerekir. Çünkü silah bırakan PKK’lılar Suriye’nin kuzeyine gidiyor” sözleri dikkate bile alınmazken, Suriye resmi haber ajansı SANA, İsrail ile Suriye’nin yeniden görüşme içinde olduğunu doğruladı.
Ne istiyorlar? İbrahim Anlaşması çerçevesinde Suriye’nin biat etmesini istiyorlar. PKK ve YPG’ye özerklik verilmesini ve Suriye’nin bölünmesini istiyorlar. Şara’nın zor durumda olduğunu, hatta PKK ve YPG’ye operasyon yapacak gücü olmadığını bildikleri için İsrail, Mazlum Abdi’yi Suriye Devlet Başkanı yapmanın hesabını yapıyor.
Berlin’de ABD, İngiltere ve İsrail’in katılımıyla yapılan toplantıda “Kürt Yahudi Kongresi” düzenlendi. Burada, Kürt ve Yahudi düşmanlığına karşı Türkiye’ye ne yapılabileceği konuşuldu. Bu toplantıda ayrıca Suriye’nin parçalanması, hatta Türkiye’nin parçalanması ve “Terörsüz Türkiye Projesi”nin baltalanması masaya yatırıldı. Suriye’nin kuzeyi ile Irak’ın kuzeyinin birleştirilmesi ve bir koridor oluşturulması görüşüldü.
Türkiye, Suriye’nin bütünlüğünü isterken; Türkiye’yi yakından ilgilendiren çok sinsi projeler devreye konulmuş durumda.
Evet; Türk devleti yedi düvele karşı savaş halindeyken bir yandan da CHP üzerinden ülkemize Mossad operasyonu çekiliyor.
Hep konuşuluyor: “İsrail Türkiye’ye vurur mu?” diye.
Hayır, vuramaz.
Araplar vurur, İsrail vuramaz.
Doha’da yapılan toplantıda alınan kararlar İsrail’i kızdırmış olacak ki, katil Netanyahu ilk kez Erdoğan’ı resmen hedef göstererek, “Bu topraklar bizim. Asla sizin olmayacak. Sayın Erdoğan, bizden bu toprakları alamazsın” diye sert ve intikam dolu sözlerle dünya gündemine oturdu.
Evet, Doha’da yapılan görüşmeler Araplar tarafından İsrail’e aktarılmış görünüyor. Ve yine ihaneti Araplardan gördük.
Buyurun, altını siz doldurun.
Selam, dua ve bilgiyle kalın.



