İsrail toprak hırsızlığına devam ederken, bu kez Dürzileri kullanarak Suriye'yi parçalama projesini devreye soktu.
Suriye'de sahaya aktif olarak inen İsrail'e en büyük destek, yine katil ABD'den geldi. ABD, sahaya inerek İsrail'e uçaklar dolusu mühimmat sevk etmeye başladı.
Siyonist İsrail, Dürzilerle birlikte Suriye'nin kuzeyini işgal altında tutan PYD ile Suriye haritasını parçalama planını açıkça devreye aldı.
Açık saldırılar düzenleyen İsrail, kukla olarak kullandığı Dürzileri, çok sayıda kayıp vereceklerini bile bile aşiretlerin önüne atarken, coğrafya bir cinayete daha tanıklık etti.
Bu arada derin Amerika, Trump’tan Ortadoğu politikasını değiştirmesini ve Türkiye’ye baskı yapmasını isterken, İsrail Suriye’ye gerçekleştirdiği hava saldırısını Trump’tan gizledi.
Dünya basını bu saldırıyı “serbestlik ve şaşkınlık” olarak nitelendirdi. Kaostan otonom çıkar sağlayan İsrail’in nasıl durdurulacağı ise merak konusu oldu.
İsrail katliamlarına devam ederken, artık tarihi tersine çevirmenin zamanı geldiğini düşünüyorum. Katil İsrail coğrafyadan çıkarılmadıkça bu fırtınanın dineceğine inanmıyorum.
Bu, ancak ABD ve İsrail’e karşı Ortadoğu’daki tüm ülkelerin harekete geçmesiyle mümkün olacaktır. Devletler çatışmıyorsa, milletler çatışmalı ve bu kanı durdurmalıdır.
Düşünün ki, İsrail’i vurmak, bölgedeki her ülkenin öncelikli hedefi hâline gelmiş durumda.
Evet, coğrafyada kan oluk oluk akıyor. Yaşadığımız coğrafyada biriken her öfke artık patlamalı.
Düşünün ki 25 yıl önceki Türkiye olsaydı, bugün halimiz nice olurdu?
Gelişmiş savunma teknolojimize rağmen, Fırat Nehri’ne kadar olan bölgeye göz diktiğini açıkça gösteren Siyonist İsrail, bölgedeki aşiretler ve ülkelerin baskısıyla geri adım atmaya mecbur kalacaktır.
Artık coğrafya kader değil; coğrafya güçtür, silahtır, ortak akıldır.
Türkiye Ortadoğu’da ezberleri bozarken, kendini Müslüman olarak tanımlayan ülkeler sessizliğini korumakta ve bu savaşa dahil olmaktan kaçınmaktadır.
Son on yıldır Türkiye, İsrail ve ABD’nin bölgede ortaya koyduğu tüm tezleri çürütürken, İslam dünyası çözüm aramaktan bile imtina etmektedir.
Bakınız, tüm hesaplar Türkiye üzerine yapılırken, sessiz kalmadığımızı İsrail çok iyi biliyor. Türkiye’nin sabrını zorlayan İsrail, ABD’ye rağmen Türkiye’den bir tokat yiyecek gibi duruyor.
Bu tokadın, daha önceki hiçbir şeye benzemeyeceğini çok iyi bilen İsrail, Suriye’de iç karışıklık ve iç savaş çıkararak ülkeyi işgal edip Türkiye’ye komşu olmanın planlarını yapıyor.
Ezcümle: Terörsüz bir Türkiye sürecinin ardından, sanırım sıradaki hedefin İsrail olabileceği yönünde bir kanaat oluşuyor.
Rabbim bize önce Kudüs’ü, sonra Kerkük ve Musul’u topraklarımıza katmayı nasip etsin.
Selam, dua ve bayrak ile kalın...



